Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesi, evlenen kadının kocasının soyadını kullanmasını zorunlu kılmaktaydı. Ancak 2023 yılında Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesini, kadınların soyadını seçme özgürlüğünü kısıtlaması ve eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle iptal etti. Bu karar, Türkiye’de kadınların bekarlık soyadlarını evlilik sonrası da kullanabilmelerinin önünü açtı.
Madde 187- Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.(ANAYASA MAHKEMESİ KARARIYLA MADDE İPTAL EDİLMİŞTİR)
Kanun maddesi iptal edilmeden önceki dönemde de; Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruların başlamasıyla birlikte bu konuda çokça başvuru gerçekleşmiş ve Anayasa Mahkemesince daha önceki kararların ve yukarıda belirtilen, iptal edilmiş TMK 187 kanun hükmünün tam tersi yönde karar vererek kadınların sadece bekarlık soyadını kullanabilmesinin önünü açmıştı.
Anayasa Mahkemesi verdiği kararlarında Türkiye’nin de taraf olduğu Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne atıfta bulunmuş ve sözleşmeye taraf olan devletlerin, sözleşme kapsamındaki gereklilikleri sağlamak adına pozitif yükümlülükleri olduğunu hususlarına vurgu yaptıktan sonra evlenme sonucunda kadına kendi soyadını kullanma hakkının yetkili idari ve yargısal merciler tarafından verilmemesi şeklindeki uygulamanın, kişinin kimliğinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan soyadının vazgeçilmezlik, devredilemezlik ve kişiye sıkı surette bağlı olma niteliklerinin göz ardı edilmesi anlamına geldiğini, bu nedenle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır
Burada belirtmek gerekir ki; Anayasa Mahkemesi’nin kadının soyadına ilişkin görüşünün değişmesinde konu hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da etkili olmuştur.
Ünal Tekeli/Türkiye, B.No. 29865/96 Sonuç olarak, aile birliğini ortak bir aile ismi aracılığıyla yansıtma amacı, sözkonusu davada şikayet konusu olan cinsiyete dayalı farklı muamele için yeterli bir gerekçe oluşturmamaktadır. Dolayısıyla, sözkonusu farklı muamele 8. maddeyle beraber düşünüldüğünde 14. maddeye aykırıdır.
Anayasa Mahkemesinin Kararı Sonrası Kadınların Bekarlık Soyadını Kullanması Mümkün Müdür?
Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu 187. maddesine ilişkin iptal kararı 28 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten itibaren TMK 187 hükmü geçersiz sayılmakta ve evlenen kadının kocasının soyadını almak zorunda olduğu uygulama ortadan kalkmaktadır. Kanun koyucu tarafından henüz yeni bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle, teorik olarak evlenen eşlerin evlilik öncesi soyadlarını kullanmaya devam etmesi beklenmektedir.
Ancak uygulamada halen evlendirme memurlukları bu karara rağmen kadınları eski uygulamayı devam ettirerek kocasının soyadını almaya yönlendirmekte, bu da yasal dayanağı olmayan sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle kadınların soyadını seçme hakkı konusunda yeni ve net düzenlemeler yapılması büyük önem taşımaktadır.
Başka bir anlatımla, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası mevzuat henüz tüm idari birimlerce güncellenmediği için, nüfus müdürlükleri bazen hâlâ evlilik sonrası sadece kocasının soyadının kullanılabileceği uygulamasını sürdürmektedir. Bu durumda, kadınlar bekarlık soyadlarını kullanabilmek için halen dava açmasını zorunlu kılmaktadır.
Kadınların Bekarlık Soyadını Kullanmaya Devam Edebilmesi İçin Ne Gereklidir?
Anayasa mahkemesinin iptal kararı öncesindeki dönemdeki gibi bekarlık soyadının kullanılması için dava açılıp mahkemeden bu konuda karar alınması gerekecektir.
Her ne kadar kanun düzenlemesi iptal edilmiş olsa da, ilgili makamlar eski uygulamayı devam ettirdiğinden kadınların doğrudan bekarlık soyadını kullanması mümkün olamamaktadır.
Evlilik sonrası sadece kendi soyadını kullanmak isteyen kadınların bekarlık soyadını kullanmak için haklı bir gerekçesinin bulunması gerekir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararına göre böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Kendi soyadını kullanmak isteyen kadınlar herhangi bir gerekçe göstermeden dava açmaları mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/889 E. , 2015/2011 K.”davacı evlilik birliği içinde sadece kızlık soyismini kullanmak istemektedir. Kızlık soyisminin kullanmak istemek için haklı bir gerekçenin bulunmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu hak AİHS 8 ve Anayasanın 17. maddeleri kapsamında bir insan hakkıdır ve cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanmalıdır. Aksi durum AİHS’nin 14. maddesine aykırılık teşkil edecektir.”

- Evlilik sonrası kadınlar sadece kendi bekarlık soyadlarını kullanmak istemeleri halinde ne yapmalıdır?
En basit haliyle söylemek gerekirse kendi bekarlık soyadı kullanmak isteyen kadınların dava açmaları gerekmektedir.
Çünkü Türk Medeni Kanun’un ilgili maddesi iptal edilmiş olsa da; Nüfus Müdürlükleri ve diğer ilgili kurumlar halen yürürlükteymiş gibi işlem yapmakta ve kadınların bu konu hakkındaki başvurularını reddetmektedir. Ancak biraz öncede belirtiliğimiz gibi evlilik sonrası bekarlık soyadını kullanmak isteyen kadınların yetkili aile mahkemesine dava açarak yalnızca kendi soyadını kullanma talebini bulunmaları mümkündür. Davanın sonucunda (mahkemece davanın kabul edilmesinin akabinde) ilgili nüfus müdürlüğü nezdinde kimlik bilgilerinin değişmesi sağlanmaktadır.

- Evlilik sonrası kadınlar sadece kendi bekarlık soyadlarını kullanmak istemeleri halinde ne yapmalıdır?